29 Mayıs 2014 Perşembe

Bilişim Dergisi Mart 2010 sayısında TBD Genç köşesinde yayınlanan yazım

İnternet Oyunlarının Gençlere Zararlı Etkileri 
Günümüzde internet üzerinden oynanan bir çok bilgisayar oyunu, toplumdaki gençlerin büyük bir kısmı arasında kısa sürede popüler hale gelmiştir. Çevrimiçi (online) oyunlar her ne kadar eğlence aracı olarak görünseler de hiç de masum olmadıkları, son zamanlarda ülke gündemine düşen haberlerden anlaşılmaktadır. İnternet üzerinden oynanan oyunların senaryosu sanal dünyada oynanan bir karakter üretip savaşarak onu geliştirmek üzerine kuruludur. Her ne kadar bu oyunların çoğu ücretsiz olsa da sonradan geliştirilen bu karakterler ülkemizde gençler arasında para karşılığı takas edilmektedir. Konuyla ilgili ülkemizde bahsi geçen güncel haberlerden biri Erzurum’da bir oyuna aylarını vererek geliştirdiği karakteri satmaya çalışan bir çocuğun bu yüzden kurban gittiği vahşi bir cinayetle ilgilidir.[1]
Araştırmalara göre çocukların büyük bir bölümü bilgisayar oyunlarını oynuyor. Piyasada en çok satılan bilgisayar oyunları ciddi düzeylerde şiddet ve cinsel içeriğe sahipken, aileler ve eğitimciler çoğunlukla bu oyunların içeriğinden ve çocuklarını nasıl etkilediğinden habersiz.[2] Oyun oynarken ki masum amaçlar ne kadar farklı olsa da ne yazık ki sonuçlar farklı gelişmektedir. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Üre, çocukların bilgisayar oyunları  yüzünden oyun gereksinimini yeterli düzeyde karşılamadığını vurguluyor ve ekliyor: “Çocuğa hep şekerli süt verirseniz, zamanla daha sağlıklı ve doğal olan şekersiz sütü içmez. Bilgisayar oyunları da benzer bir etkiye neden oluyor.” Ayrıca bilgisayar oyunlarına bağımlı çocuklar artık sokaklarda oynamaya ihtiyaç duymuyor ve bakın Dr. Üre, sokaklarda oynanan oyunların yararlarını şu şekilde belirtmiş.“Birlikte oynanan oyunlar çocuğa ahlakı öğretiyordu, mülkiyet duygusunu, iyiyi kötüyü, sosyal normları, adet, gelenek, göreneği öğretiyordu.”[3] Buradan da anlaşılacağı üzere bilgisayar bağımlısı çocuklarımız bunları zamanından çok sonra öğreniyorlar.
Buna ek olarak başka bir araştırmaya göre oynanan strateji oyunları da özellikle küçük yaştaki oyuncularda duygusal karmaşaların yaşandığı, vicdan duygularını tam olarak öğrenilmeden yok etmeye başladığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak da kazanma isteği ve oyunların sonundaki ödül, çocukları sosyal ortamdan uzaklaştırmıştır. Bu yönden bağımlı çocuklarda hiperaktivite, dikkat bozukluğu, yalnızlık hissi ve sosyal ilişki kaybı görülmüştür.[4] Üstelik evinde bilgisayarı olmayan ya da evinde aileleri tarafından kısıtlamaları olan çocuklar, çevrimiçi oyunlara bağımlılıkları yüzünden dışarıda internet kafelerde de fazla zaman geçirmeye başlamış, okullardan kaçıp oyun oynamaya, kafelerin yeterince denetlenmemesi yüzünden de oralarda istenmeyen olayların yaşamış, İnternet üzerinden niyeti iyi olmayan insanlarla tanışmış ve de derslerden uzaklaşmaya başlamışlardır. Aynı zamanda internet kafelerde çok fazla vakit geçiren çocuklarda farklı kişilik bozukluklarının da olduğu aşikardır.
Ülkemizde son durum olarak İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere gönderilen genelgede, Emniyet Gen. Müd. Asayiş Daire Başkanlığı’nın teknik inceleme sonucu ile çevrimiçi oyunların oynanmasının internet kafelerde yasaklanması kararlaştırılmıştır.[1] Yalnız ne kadar önüne geçilebileceği tartışılır. Yasaklamak yerine ailelerin ve eğitimcilerin çocukları bilinçlendirmesi ve de çocukların daha çok sokakta arkadaşlarıyla oynamaya, takım sporlarına yöneltmeye başlaması, çocuklarının sosyal yaşamdan kopmamaları için ellerinden gelen çabayı göstermeleri gerekmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder